Kanaviçe Hangi Yöreye Aittir? Kültürel Kökleri, Dönüşümü ve Güncel Tartışmalar Kanaviçe denildiğinde akla genellikle Anadolu’nun bir köşesi, belirli bir yöre veya köy gelir. Oysa “Kanaviçe hangi yöreye aittir?” sorusunun tek ve kesin bir cevabı yoktur. Kanaviçe, Osmanlı’dan Balkanlara, Kafkasya’dan Orta Avrupa’ya kadar geniş bir coğrafyada görülen çapraz iğne tekniğinin Türkiye’deki yaygın adı; yani bir yöre adı değil, bir işleme tekniğinin halk arasındaki karşılığıdır. Bu nedenle kanaviçeyi tek bir yere “mal etmek”, onu besleyen çok katmanlı kültürel hattı görmezden gelmek olur. Kanaviçenin Tarihsel Arka Planı: Saraydan Eve, Evden Sandığa Çapraz iğne, Ortaçağ Avrupa’sından Akdeniz ve Yakın Doğu’ya uzanan geniş bir dolaşımın…
2 YorumEtiket: bir
Hamam Taşı Ne İşe Yarar? Edebiyatın Buharında Isınan Bir Hikâye Kelimelerin Buharı: Bir Edebiyatçının Bakışı Bazı kelimeler, tıpkı hamamın buharı gibi, görünmez ama her yere işler. Hamam taşı da böyledir — dokunduğunda yalnızca bedeni değil, geçmişin bütün seslerini, sessizliklerini ve kokularını hatırlatır. Bir edebiyatçının gözünden bakıldığında hamam taşı, yalnızca bir mimari unsur değil, insanın arınma hikâyesinin somutlaşmış halidir. Isınan mermerin üzerinde terleyen beden, aslında kendi hikâyesinden arınır. Çünkü edebiyat da böyledir: birikmiş kelimeleri döker, içten ısınır, sonunda insanı yeniden doğurur. Isınmak, yazmak gibidir. Her ikisi de bir hazırlıktır; bir bedeni, bir zihni, bir ruhu yeni bir forma sokmanın sessiz provası.…
2 YorumGölgelendirme Yöntemi Ne Demek? Bir Filozofun Bakışından Işığın ve Gölgenin Diyalektiği Bir filozof için “gölge” yalnızca ışığın eksikliği değil, varlığın kendi içindeki sessiz karşıtıdır. Gölgelendirme yöntemi denildiğinde, yalnızca sanatta bir teknikten değil, insanın gerçeği algılama biçiminden, bilginin doğasından ve varlığın çok katmanlı yapısından söz ederiz. Çünkü gölgelendirme, ışığın yönünü, derinliği ve anlamı tayin eden ince bir dengedir. Felsefi düzlemde bu yöntem, hakikatin asla tek boyutlu olmadığını, her ışığın bir gölgeyle sınırlandığını bize hatırlatır. Epistemolojik Perspektif: Bilginin Işığı, Bilinmeyenin Gölgesi Epistemoloji, yani bilgi felsefesi, insanın “nasıl bildiğini” sorgular. Gölgelendirme yöntemi burada bilginin sınırlarını belirleyen metaforik bir kavrama dönüşür. Bir şeyi bütünüyle…
2 YorumAhi Kalmak Ne Demek? Geleceğe Dair Bir Değerin Yeniden Yükselişi Bazı kavramlar vardır ki, geçmişten gelir ama geleceği şekillendirir. “Ahi kalmak” da tam olarak böyle bir kavram. İlk duyulduğunda eski bir deyim gibi gelebilir; oysa içinde çağlar ötesine uzanan bir vizyon, insan ilişkilerine yön veren bir felsefe vardır. Ben de geleceğe merakla bakan biri olarak bugün sizlerle bu kavramın modern dünyadaki yerini, geleceğe dair olası dönüşümünü ve farklı bakış açılarını birlikte tartışmak istiyorum. Çünkü belki de “ahi kalmak”, hızla değişen dünyanın unuttuğu bir insanlık yazılımıdır. — Ahi Kalmak Ne Demek? Kökeninden Geleceğe Uzanan Bir Değer “Ahi” kelimesi, kökleri Türk-İslam medeniyetine…
2 YorumGilaburu Suyu Böbrek Taşını Düşürür Mü? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Bir psikolog olarak, insan davranışlarını anlamak ve bu davranışların altında yatan duygu ve düşünceleri çözümlemek, mesleğimin temel taşlarını oluşturur. İnsanlar, bedenleriyle ilgili yaşadıkları sorunlar karşısında farklı tepkiler verirler; kimi hastalıkları kabul eder, kimisi ise doğal çözümler arar. Özellikle geleneksel tedavi yöntemleri, insanların zihinsel dünyasında derin izler bırakabilir. Bu yazıda, gilaburu suyunun böbrek taşı üzerindeki etkileri hakkında halk arasında yaygın olan inançları psikolojik bir perspektiften inceleyeceğiz. Acaba bu bitki gerçekten böbrek taşını düşürür mü, yoksa bu inanış, insanın psikolojik ihtiyaçlarıyla mı ilgili? Bunu birlikte keşfedeceğiz. Psikolojik Durumlar ve Doğal Çözümler Böbrek…
2 YorumYasaklı Rütbesi Ne Anlama Gelir? Güç, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir İnceleme Güç ilişkileri ve toplumsal düzen üzerine kafa yoran bir siyaset bilimci olarak, iktidarın ve toplumsal yapının birbirini nasıl şekillendirdiğini anlamak, bu düzenin işleyişi ve rütbeler arasındaki etkileşimlere dair derinlemesine bir anlayış geliştirmeyi gerektirir. Rütbeler, devletin yapısal formasyonunun ve toplumsal hiyerarşilerin belirleyici unsurlarından biridir. Özellikle ‘yasaklı rütbesi’ gibi terimler, iktidarın uyguladığı baskı ve sınırlamaların ne kadar derin olduğunu gösteren önemli göstergelerdir. Peki, bir kişi veya bir grup, yasaklı rütbesiyle neyi temsil eder? Bu terim, toplumsal düzenin neresine oturur? Ve neden iktidar bu tür rütbeleri yaratma ihtiyacı duyar? Yasaklı…
2 YorumEn Faydalı Bitki Çayı Hangisi? Bazen bir fincan bitki çayı, sadece sıcak bir içecek olmaktan çok daha fazlası olabilir. O çay, yorgun bir günün sonunda dinlendirici bir kucaklama, stresli bir dönemin ortasında rahatlatıcı bir kaçış, hatta sağlığı destekleyen bir mucizevi dokunuş olabilir. Bitki çayları, yüzyıllardır farklı kültürlerde kullanılan, sağlığı destekleyen özellikleriyle tanınan içeceklerdir. Peki, bu kadar geniş bir yelpazeye sahip bitki çayları arasında gerçekten en faydalı olan hangisi? Bir gün, sabah kahvemi içerken, eski bir arkadaşım beni aradı. Onun her zaman çözüm odaklı ve sağlıklı yaşam takıntılı biri olduğunu bilirim. Bu seferki konuşmamızda ise “Biliyor musun, son zamanlarda bitki çayları…
2 YorumGeniş Açı Kaç Derecedir? Antropolojik Bir Perspektiften Ele Alış Kültürlerin çeşitliliği, insan deneyiminin derinliklerine indikçe daha da büyür ve karmaşıklaşır. Antropologlar, her bir kültürü bir yansıma olarak görürler; bu yansımalarda bireylerin nasıl düşünerek, hissederek ve davranarak toplumlarına katıldıklarını anlamaya çalışırlar. İşte bu noktada, bazı fiziksel kavramların bile toplumsal anlam taşıdığı ve farklı topluluklar tarafından farklı şekillerde algılandığına şahit oluruz. “Geniş açı” gibi bir terim, ilk bakışta sadece bir optik kavram gibi görünse de, antropolojik bakış açısıyla ele alındığında çok daha derin anlamlara bürünebilir. Geniş Açı: Farklı Perspektiflerin Kesişimi Geniş açı terimi, en temel anlamıyla bir kameranın veya gözün görüş açısını…
2 YorumGaz Betonun Ömrü ve Kültürel Bağlam: Antropolojik Bir Bakış Çeşitliliğin İzinde: Kültürlerin Gaz Betona Bakışı Antropologlar olarak, her kültürün kendine özgü yapıları, değerleri ve inançları vardır. İnsanların dünyayı algılama biçimleri, kullanılan malzemelerden, inşa ettikleri yapılar ve yaşam alanlarına kadar pek çok öğeyi etkiler. Bu bağlamda, farklı kültürlerin gaz betona nasıl baktığını, bu malzemeyi nasıl kullandıklarını ve toplumlar için ne ifade ettiğini incelemek, derin bir anlam taşır. Gaz beton, modern inşaat dünyasında önemli bir yer tutan, hafifliği ve dayanıklılığı ile bilinen bir yapı malzemesidir. Ancak, onun ömrü yalnızca fiziksel değil, kültürel bir bağlamda da değerlendirilebilir. Her kültür, bu malzemeyi ne kadar…
2 YorumDepersonalizasyondan Nasıl Kurtulunur? Antropolojik Bir Perspektif Farklı kültürler arasında bir antropolog olarak yaptığınız keşifler, insan ruhunun ve toplumsal yapılarının ne kadar çeşitli ve derin olduğunu gösterir. Her toplum, bireylerin toplulukla olan ilişkilerini biçimlendiren belirli ritüellere, sembollere ve kimlik yapılarına sahiptir. Bu kültürel çeşitlilik, bize yalnızca dışsal farkları değil, aynı zamanda içsel deneyimlerimizi de anlamak için benzersiz bir bakış açısı sunar. Depersonalizasyon, bu içsel deneyimlerin kaybolduğu, kimlik bunalımı yaşanan bir durumdur. Peki, bireyler bu duygudan nasıl kurtulabilirler? Antropolojik bir bakış açısıyla bu soruyu inceleyelim. Depersonalizasyon: Kimlik ve Toplumsal Bağlar Arasındaki Kopuş Depersonalizasyon, bireyin kendisini yabancılaşmış hissetmesi, kimliğini kaybetmesi ve gerçeklikten kopmuş…
2 Yorum