Sözleşmesili Personel Becayiş Yapabilir Mi?
Sözleşmesili personel, o çok sevilen, o çok saygı duyulan ama bir o kadar da dertli olan çalışkan insan tipi. Yani, aslında bir nevi “geçici” ama hep burada. Çalıştıkları kurumlarda zaman zaman bazı soruları kafalarına takılır, “Acaba becayiş yapabilir miyim?” diye düşünürler. Bu yazıda da, bu soru üzerinden biraz mizah yaparak, sözleşmesili personelin becayiş yapıp yapamayacağına dair gündelik hayattan eğlenceli örnekler üzerinden tartışacağız.
Bence, öncelikle şunu kabul edelim: Herkesin aklında bir “becayiş” dönüyor. İş yerlerinde her gün bir şekilde becayiş yapılıyor, çünkü beyin fırtınası yaparken, insanlar birer sosyal varlık olarak, işleri biraz daha eğlenceli hale getirebilmek için birbirleriyle ufak ufak iş takasları yapıyorlar. Ama bu “becayiş” kelimesi biraz daha resmi olunca işler değişiyor.
“Sözleşmeli” Bir Becayiş Mi?
Bir “sözleşmesili personel” olarak çalışanlar, çoğu zaman “geçici” olarak tanımlanır. Bu yüzden “becayiş” yapabilme olasılıkları da karmaşıklaşır. O kadar mı? Evet! Çünkü biz sözleşmesililer, her anın kıymetini bilmek zorundayız. Başımızın üzerinde hep bir “bu işin süresi belli değil” baskısı var. Ama işte, içimdeki genç yetişkinin sesi yükseliyor: “Abi, bir becayişi de hak etmiyor muyuz?”
Küçük bir açıklama yapalım: Becayiş; genelde bir işin başka bir iş ile takas yapılması durumudur. Ama bizdeki becayiş işlerin sınırlarını aşar, “ben senin yerine şunu yaparım, sen de benim yerine bunu yap” şeklinde geliştirilir. Zaten, ofisteki işlerle uğraşırken, bazen aklımızın başka bir yerde olduğunu hayal ediyorum; mesela, koca bir çölün ortasında, palmiyelerin gölgesinde soğuk bir içki içiyorum. (Tamam, tamam, bunu şu an yapmam gerekmiyor tabii.)
Bir sözleşmesili personel olarak, becayiş yapmanın o kadar da kolay olmadığını, bazen bunu bir tür “yönetici izni” olarak görmek gerektiğini düşünüyorum. Ne derse desinler, her ne kadar sürekli çalışıp, görevlerini tamamlama çabası içinde olsanız da, o “yönetici” bir bakışla her şeyi fark eder ve bu, bazı kuralların esnemesini engeller.
Ama ya becayiş yapmak gizli bir yetenekse?
İç Sesim: “Sözleşmesili Olarak Becayiş Yapabilir Misiniz?”
Tabii ki, benim iç sesim biraz daha farklı. “Sözleşmesili personel becayiş yapabilir mi?” sorusuna nasıl yaklaşacağım? Teker teker iş arkadaşlarımı düşündüm: Sözleşmesili Ahmet, her sabah en önce ofise gelen kişi. Sözleşmesili Meltem, masasında her zaman harika düzenli ve kendi köşesinde bir deniz kabuğu bulunduruyor. Ah, bu Meltem’in hayatta yaptığı tek şey yazılım yazmak da olsa, o becayişin ne olduğunu bildiğini iddia ediyorum!
Ama, sonra bir yandan da düşünüyorum: Meltem ile Ahmet’in becayiş yapma hakkı olabilir mi? Ne kadar süreli bir sözleşmeleri var ki, belli değil. Bu, bazı durumlarda çok büyük bir sorun. Belki de becayiş yaptıkları işlerin kalitesi, ilk günki halinden farklı olabilir. Ancak yine de, iş yerinde “biri ne yapıyor, diğeri ne yapacak” gibi bir ilişki kurmanın derinliği, bazen karışıklaşıyor. Bu karışıklık içerisinde ben de bazen kendimi bir adım daha geriye atıp şu soruyu soruyorum: “Sözleşmesili personel becayiş yapabilir mi?”
Ve işte o anda içimdeki küçük, ama derin bir korku beni sarıyor: “Ya becayiş için yöneticiden onay alınması gerekiyorsa? Yoksa bu bir nevi illegal mi oluyor?”
Sözleşmesili Personel, Becayişin Lideri Olur Mu?
Diyelim ki, becayişin “şartları” bir şekilde yerine geldi ve hadi, artık becayiş yapalım! Ama aklınızda bir soru var: “Becayiş için lider kim olur?” Tabii ki, bu sorunun cevabı çok net: “Becayiş yapmayı en çok seven kişi!” Yani, bir bakıma, becayişin lideri olmak, bu konuda uzmanlaşmak demek.
Mesela ben, arkadaşlarım arasında sürekli şunu diyorum: “Abi, ben becayişin lideriyim. Hangi işleri ben yaparsam, o iş çok daha hızlı gider.” O kadar ki, en son müdürümüz bile beni “becayiş gurusu” olarak tanımaya başlamıştı. Çünkü her işi birbirine uydurmakta o kadar iyi oluyorum ki, sonunda şirketin “becayiş departmanı” diye bir şey kuruldu! (Tabii ki kurulduğu falan yok, ama içinde olduğum bir hayal.)
Bir an durup düşünüyorum, sözleşmesili personel becayiş yaparken bu kadar yaratıcı olabilir mi? Bence olabilir, çünkü bazen çok kısa süreli bir süreliğine çalışmak, yaratıcılığı ateşler. Hani, sürekli uzun vadeli işler yapmak varken, bir anda her şeyin hızla çözülmesi gereken bir noktada, kişi bir işin nasıl hızlıca tamamlanacağını düşünür.
Yeri Geldiğinde Becayiş: Bir Komik Sahne
Bu sorunun en güzel yanı, her türlü becayişin günlük hayatta nasıl karıştığını anlatmak. Geçen gün bir arkadaşım bana geldi ve dedi: “Aylık işimi ikiye böldüm, yarısını sen yap, ben de senin şu tekniği değiştireceğim.” Gerçekten bu kadar çabuk mu olacak diye sormadan edemedim. Ama sonra fark ettim ki, bu aslında bir becayişti. Bizim iş yerinde, “becayişi yapmak” günlük işler gibi bir şey olmuştu. En basitinden sabah kahveleri karıştırmak, öğlen yemekleriyle ilgili tercihlerde yardımcı olmak, ya da bir dosyayı on dakika önce göndermek gibi işler. Bazen, en iyi becayişleri bu gibi detaylar yaratıyor.
İçimdeki mizahsever tarafı bir kenara bırakıp düşündüğümde ise, becayiş yapmanın bazen özgürlüğü arttırabileceğini fark ettim. Eğer işler gerçekten eğlenceli bir şekilde yürüyorsa, bu tür bir takas her zaman daha verimli olur. Ama unutmamak gerek, becayişin başka türlü riskleri de olabilir. Kimi işler için becayiş yapmanın, işin düzgün yapılmadığı anlamına gelebileceğini kimse görmez. Yani, becayişin de belli bir profesyonellik ve titizlik gerektirdiğini unutmamak gerekir.
Sonuç: Sözleşmesili Personel Becayiş Yapabilir Mi?
Sonuç olarak, evet! Sözleşmesili personel becayiş yapabilir. Hem de çok eğlenceli bir şekilde! Ama tabii, bunu yaparken dikkatli olmak gerek, çünkü becayişin de kuralları var. Bir iş yerine bakarken, o işin kalitesine de bakmanız lazım. Bu yüzden becayişi yaparken bir yandan esprili olmak, diğer yandan işi ciddiye almak gerek. Sonuçta, sözleşmesili personel olarak bu becayiş işini doğru yapmayı başarırsak, hem işimizi eğlenceli hale getirebiliriz, hem de başkalarına örnek olabiliriz.